19.04.2014, 06:52:19

Haber Başlıkları :
Sağlık Personeli için Bilgiler Rehberler Bir Grip Salgını Şiddetinin Değerlendirilmesi

Bir Grip Salgını Şiddetinin Değerlendirilmesi

e-Posta Yazdır PDF

Bir grip salgının şiddetinin en önemli belirleyici özelliği, salgının yol açtığı hastalık ve ölüm sayısıyla ifade edilen, virüsün doğasında bulunan hastalık yapma gücüdür. Bir grip salgının kapsamını ve şiddetini etkileyen başka faktörler de vardır.

Başlangıçta, sağlıklı kişilerde hafif belirtilere neden olan bir pandemik virüs, bugün büyük ölçüde yakın temas halinde olan ve sürekli hareket halindeki günümüz toplumlarında öldürücü olabilir. Ayrıca, bir ülkede daha hafif atlatılırken, bir başka ülkede daha fazla hastalığa ve ölüme neden olabilir. Bunlara ilaveten, ulusal ve uluslararası düzeyde yayılmış olan virüsün doğal hastalık yapma gücü, bir sonraki dalgaya kadar, zaman içinde de değişikliğe uğrama potansiyeline sahiptir.

VİRÜSÜN ÖZELLİKLERİ
Bir grip salgını ya tamamen yeni ya da son dönemde yaygın olarak rastlanmayan bir virüsten kaynaklanır. Bu durum enfeksiyona karşı tüm dünyada bir duyarlılık olmasına neden olur. Bir Pandemi sırasında her ne kadar herkes hastalanmasa da, tüm insanlar enfeksiyona karşı duyarlı durumdadır.

Kısa bir zaman içinde büyük sayıda insanın hasta olması, geçici olarak sağlık hizmetleri üzerinde yaratacağı aşırı yük sonucunda, pandemilerin sosyal ve ekonomik olarak yıkıcı olmasının nedenini oluşturur.

Virüsün bulaşıcılığı, hastalığa yakalanan kişilerin sayısını ve belirli bir zamanda ve bölgede ihtiyaç duyulan bakım hizmetlerini artırarak pandeminin şiddetini etkiler. Bunun olumlu tarafı ise dünyanın tamamının yada bir ülkenin tüm bölgelerinin aynı zamanda etkilenmemesidir.

Virüsün bulaşıcılığı ülke içinde uluslar arası düzeyde yayılma hızını etkiler. Bu durum ise hükümetlerin gerekli sağlık hizmetlerini sunma ve salgınla baş edebilme kapasitesini sarsarak salgının şiddetini etkileyebilir.

Pandemi genellikle belirli yaş gruplarını daha olumsuz etkileyebilir. Ağır vakalar ve ölümlerin daha çok genç ve toplumun ekonomik açıdan üretken yaş grubunda olması, mevsimsel gripte görüldüğü gibi çok genç ve çok yaşlı grubun en ağır şekilde etkilenmesine göre ülke ekonomisi için daha yıkıcı ve ağır olur.

TOPLUMUN HASSASİYETİ
Toplumun hastalığa karşı genel olarak hassasiyeti önemli bir rol oynayabilir. Örneğin, kalp hastalığı, hipertansiyon, astım, diyabet, kronik hastalıkları olanlar salgından daha ağır hatta ölümcül şekilde etkilenebilirler. Bu koşulların yaygınlığı, beslenme durumu gibi diğer faktörler ile de birleşmesi durumunda salgının şiddetini belirgin şekilde artırabilir.

SONRAKİ SALGIN DALGALARI
Pandeminin genel şiddeti, tüm dünyayı etkisi altına alabilecek en az iki, bazen üç kez tekrarlanabilecek dalgalara bağlıdır. Birçok nedenden dolayı sonraki dalgaların şiddeti birçok ülkede belirgin şekilde farklık gösterebilir.

Grip virüslerin diğerlerinden farklı bir özelliği, virüsün sekiz gen parçasında, özellikle de hemaglutinin geninde sık sık ve öngörülemeyen mutasyonların ortaya çıkmasıdır. Salgın sırasında, doğasında daha öldürücü özellikler barındıran bir virüsün ortaya çıkma olasılığı göz ardı edilemez.

Virüsün farklı yayılma özellikleri sonraki dalgaların şiddetini etkileyebilir. Örneğin, ilk dalgada daha çok okul çocukları etkilenmişse, daha yaşlılar ikinci dalganın darbesini daha şiddetli yerler ve daha hassas oldukları için daha yüksek oranda ölümler görülebilir.

Geçen yüzyılda, 1918 salgını hafif başladı ama altı ay içinde geri dönerek çok daha ölümcül oldu. 1957 yılındaki salgın da hafif başladı ama sonra, 1918’deki kadar ağır olmasa da daha şiddetli bir şekilde tekrar görüldü. 1968 salgını ise, ilk dalga sonrasında görülen nadir vakalarla göreceli olarak hafif başladı ve hepsi olmasa da çoğu ülkede ikinci dalgada da hafif seyretti.

KAPASİTESİ
ağlık hizmetlerinin kalitesi de bir salgının şiddetini ve etkisini belirler. Bir virüs sağlık sistemi güçlü bir ülkede sadece hafif vakalara neden olurken, aynı virüs sağlık sistemleri zayıf, antibiyotik gibi ilaç kaynaklarının kısıtlı, hastanelerin kalabalık, sağlık personeli ve tıbbi ekipman yönünden yetersiz olduğu ülkelerde daha öldürücü bir etkiye sahiptir.

MEVCUT DURUMUN DEĞERLENDİRMESİ
Bugüne kadar spesifik olarak H1N1 virüsü ile ve genel olarak dünya nüfusunun virüse karşı duyarlılığı hakkında, sadece birkaç ülkede sınırlı verilere dayalı olarak şu gözlemler yapılmıştır.

Şu andaki salgına neden olan H1N1 virüsü daha önce insan veya hayvanlarda görülmemiş yeni bir virus türüdür. Her ne kadar kesin sonuçlara şu an için erken olsa da, bilim adamları, virüse karşı bağışıklığın düşük olduğunu ya da hiç olmadığını yada sadece yaşlı nüfusla sınırlı olduğunu düşünüyorlar.

H1N1 virüsünün mevsimsel gribe göre daha bulaşıcı olduğu görülmektedir. Mevsimsel griplerin ikincil atak hızı (toplumda hasta etme oranı) % arasında değişiyor. H1N1 virüsünün ikinci atak hızının ise %22 ile %33 aralığında seyredeceği tahmin ediliyor.

Meksika’daki salgın dışında, H1N1 virüsünün sağlıklı kişilerde çok hafif seyretme eğilimi vardır. Meksika dışında, hemen hemen bütün vaka ve ölümlerin kronik rahatsızlığı olan kişilerde olduğu görülmektedir.

Bugüne kadar Meksika ve ABD’de görülen en büyük ve en iyi kayıt altına alınmış iki salgında, mevsimsel influenza salgınlarında görülenden daha genç bir yaş grubu etkilenmiştir. Yeni doğandan yetişkine kadar bütün yaş gruplarında teyit edilmiş vakalar bulunmasına karşın, ağır yada ölümcül seyreden hastaların yaşlarının küçük olması, bu geçmiş salgınların çarpıcı bir özelliğidir.

Toplumun duyarlılığı değerlendirildiğinde H1N1 virüsünün eğilimi altta yatan bir hastalığı olanlarda daha ağır ve ölümcül enfeksiyona neden olma yönündedir.

Çeşitli nedenlere bağlı olarak geçen yüzılın son pandemisinin yaşandığı 1968’den sonra kronik hastalıkların sıklığında belirgin şekilde bir yükselme olmuştur. Bu hastalıkların dağılımı, gelişmiş ülkelerin ilgisiyle birlikte, benzer şekilde değşmiştir. Günümüzde Dünya Sağlık örgütü kronik hastalık yükünün %85’inin düşük ve orta gelirli ülkelerde olduğunu tahmin etmektedir. Bu ülkelerde kronik hastalıklar, gelişmiş ülkelerde görüldüğünden daha erken yaşlarda başlamaktadır.

Bazı bilim adamları, salgınların bu erken dönemlerinde, virüs daha yaygın hale gelmeden H1N1’in neden olduğu hastalığa ait klinik özelliklerin tam olarak belirgin olmayacağını iddia etmektedirler. Bu durum, halen Meksika’nın dışında aşırı derecede hafif seyreden hastalığın görülme şeklini de değiştirebilir.

Grip virüslerinin karakterlerinin değişebilirliğinin dışında, virüs yayılmaya devam ederse, bilinmeyen yollardan, diğer faktörler de mevcut salgının şiddetini ve şeklini değiştirebilir.

Bilim adamları salgının normal grip mevsiminin başladığı dönemde güney yarıkürede yayılması ve halen dolaşımda olan insan virüsleriyle etkileşmesi durumunda olabilecek değişikliklerle ilgili endişeler taşımaktadırlar.

H5N1 kuş gribi virüsünün da dünyanın belirli bölgelerinde kümes hayvanlarında görülüyor olması bir başka endişe konusudur. H5N1 virüsünün, bir Pandemi baskısı altında nasıl davranacağı tahmin edilememektedir. H5N1 virüsü halen hayvanlarda görülen, insana kolaylıkla geçmeyen ve insandan insan çok nadir durumlarda bulaşan bir virüstür.

* Bu doküman DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ internet sitesinde 11 Mayıs 2009 tarihinde yayınlanmıştır.